top of page

Gençler ve Yerel Yönetimler “Birlikte Konuşalım: COP31’e Doğru” Etkinliğinde Buluştu

5 Eki 2026

Gençlerin kentlerde karşılaştıkları çevre sorunlarını ve beklentilerini doğrudan yerel yönetim temsilcilerine aktardığı açık mikrofon buluşmamızı gerçekleştirdik.

Marmara Belediyeler Birliği (MBB), Friedrich Naumann Vakfı (FNF) Türkiye Ofisi ve İnsan Hakları Akademisi (İHA) iş birliğiyle düzenlenen “Birlikte Konuşalım: COP31’e Doğru” programı, gençler ile yerel yönetim çalışanlarını iklim değişikliği ve kent gündemi üzerine diyalog kurmak amacıyla bir araya getirdi. Programda, gençlerin kentlerde karşılaştıkları iklim ve çevre sorunlarını, yerel iklim politikalarına ilişkin beklentilerini ve çözüm önerilerini paylaşmalarına, yerel yönetimlerin çalışmalarıyla ilgili karşılıklı diyalogların kurulmasına alan açıldı.


COP31 odağında gerçekleştirilen program, gençlerin iklim politikalarının geliştirilmesi ve uygulanması süreçlerine katılımını desteklemeyi, iklim dirençli kentlerin geliştirilmesine yönelik ortak bir tartışma zemini oluşturmayı amaçladı. Gençlerin kent deneyimleri ile yerel yönetimlerin politika ve uygulamalarının karşılıklı etkileşim içinde ele alındığı buluşmada, iklim gündeminin yerel düzeyde tartışılması ve gençlerin bu gündemin aktif paydaşları olarak sürece dahil edilmesi öne çıktı.



COP31’e Doğru Gençler Ne Düşünüyor, Belediyeler Neler Yapıyor?

Açılış konuşmalarında MBB Şehir Politikaları Merkezi Direktörü Samet Keskin, gençlerin iklim değişikliğinden doğrudan etkilenen gruplar arasında yer aldığına dikkat çekerek, iklim eyleminin gençler açısından taşıdığı önemin ve gençlerin iklim gündemine ilişkin görüşlerinin ele alınmasının gerekliliğini vurguladı. Keskin, “Birlikte Konuşalım” oturumunun da bu ihtiyaçtan hareketle, gençlerin iklim değişikliğine nasıl baktıklarını ve kentlerdeki gelişmelere ilişkin neler düşündüklerini doğrudan paylaşabilecekleri bir ortam oluşturmak amacıyla “COP31’e Doğru” başlığıyla düzenlendiğini belirtti.



İHA Kurucusu Elif Menderes ise farklı kesimleri bir araya getiren diyalog ortamlarının önemine değinerek, vatandaşlar, belediye çalışanları, gençler ve çocuklar arasında doğrudan iletişim kurulmasına yönelik çalışmaların gerekliliğini ifade etti. Menderes, farklı grupların birbirini yalnızca sosyal medya üzerinden değil, yüz yüze iletişim yoluyla da tanımasının, karşılıklı anlayışın geliştirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.



Programın ilk bölümünde, “COP31’e Doğru Gençler Ne Düşünüyor, Belediyeler Neler Yapıyor?” başlıklı oturum gerçekleştirildi. Avukat Özgür Özdemir ve MBB Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Merkezi Direktörü Merve Ağca’nın konuşmacı olarak yer aldığı oturumda, COP31 sürecinin gençler ve yerel yönetimler açısından taşıdığı önem, iklim değişikliğiyle mücadelede kentlerin rolü ve gençlerin yerel iklim politikalarına ilişkin beklentileri ele alındı.


Merve Ağca, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele olarak ele alınamayacağını, kentlerde ulaşım, atık yönetimi, enerji, kamusal alanlar, yoksulluk ve kentsel dayanıklılık gibi pek çok alanla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. İklim değişikliğiyle mücadele ve uyum çalışmalarının yerel düzeyde somut karşılık bulması gerektiğine dikkat çeken Ağca, COP31’e doğru giderken iklim gündeminin kentlerde görünür kılınmasının, yerel ihtiyaçların doğru tespit edilmesinin ve uygulanabilir çözümler geliştirilmesinin önemini ifade etti.



Özgür Özdemir konuşmalarında gençlerin iklim politikalarına katılımının temsiliyet düzeyinde kalmaması gerektiğini vurguladı. Gençlerin görüşlerinin alınmasının yanı sıra, bu görüşlerin planlara, stratejilere ve karar alma süreçlerine ne ölçüde yansıtıldığının da önemli olduğunu belirten Özdemir, gençlerin COP31 sürecine katılım yolları, gençlik forumları, iklim elçileri ve gönüllülük programları üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Gençlerin iklim gündeminde yalnızca farkındalık artırılması gereken bir grup olarak değil, karar alma ve uygulama süreçlerine katkı sunan aktif paydaşlar olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekti.



Açık Mikrofon: Gençler ve Yerel Yönetimler Birlikte Konuştu

Programın ana bölümünü, Prof. Dr. Çiğdem Üstün’ün moderasyonunda gerçekleştirilen “Birlikte Konuşalım” oturumu oluşturdu. Açık mikrofon formatında düzenlenen oturumda gençler ve yerel yönetim çalışanları, yaşadıkları kentlerde karşılaştıkları iklim ve çevre sorunlarını kendi deneyimleri üzerinden ifade etme, çözüm önerilerini paylaşma ve yerel yönetimlerin iklim çalışmalarına ilişkin görüş ve beklentilerini doğrudan aktarma fırsatı buldu.



Oturumda gençler, iklim değişikliği konusunda farkındalığın artırılmasının yanı sıra, mevcut bilgi ve farkındalığın somut katılım mekanizmalarına dönüşmesi gerektiğine dikkat çekti. Gençlerin karar alma süreçlerinde görüşlerinin alınması, projelerinin hayata geçirilmesi için başvuru ve destek mekanizmalarının geliştirilmesi, gençlerin kararlarının sembolik düzeyde kalmaması ve katılım süreçlerinin sonuçlarının izlenebilir olması gerektiği yönünde değerlendirmeler yapıldı.


Yerel yönetim temsilcileri ise belediyelerin iklim değişikliği, atık yönetimi ve çevre alanındaki çalışmaları, mevcut uygulamalar ve karşılaşılan kapasite sorunları üzerinden görüşlerini paylaştı. Gençlerin uygulama süreçlerinde proje geliştiren ve çözüm üreten aktörler olarak değerlendirilmesinin önemi vurgulandı.



Gençlerin İklim Gündemi: Kentlerde Hangi Konular Öne Çıktı?

Açık Mikrofon oturumunda, iklim değişikliği ve gençlerin geleceği, iklim kararlarında gençlerin söz hakkı, dayanıklı kentler, sürdürülebilir ve erişilebilir ulaşım, yeşil alanlar ve doğayla uyumlu kentler, atık ve geri dönüşüm, iklim adaleti ve COP31’den yerel iklim eylemine uzanan çeşitli başlıklar üzerinden görüş alışverişinde bulunuldu.


Genç katılımcılar, kentlerde çevre bilincinin ve sürdürülebilir uygulamaların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerken, atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm konusunda bilgi ve uygulama eksikliklerinin giderilmesi, izmarit atıkları ve deniz kirliliği gibi gündelik çevre sorunlarının ele alınması yönünde değerlendirmelerde bulundu. Gençlerin iklim değişikliği konusunda sahip oldukları farkındalığın, eğitim, katılım ve uygulama olanaklarıyla desteklenmesi gerektiği vurgulandı.



Yerel yönetim temsilcileri, atık yönetimi ve çevre denetimi alanındaki çalışmalara ilişkin bilgi paylaşırken, belediyelerin ilgili birimleri arasındaki koordinasyonun önemine değindi. Atıkların çevreye bırakılmasının önlenmesi, denetim ve yaptırım mekanizmalarının işletilmesi, atıkların ayrı toplanmasına yönelik altyapının geliştirilmesi gibi konular ele alındı. Bununla birlikte, değişen mevzuat, teknik kapasite ve uzmanlık ihtiyacı gibi sorunların yerel uygulamalar üzerindeki etkileri de gündeme geldi.



Katılımcılar ayrıca, yerel katılım mekanizmalarının çeşitlendirilmesi ve güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kent konseyleri, mahalle komiteleri, sivil toplum kuruluşları, dernekler, muhtarlıklar ve belediye birimleri gibi farklı aktörlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesinin, yerel ihtiyaçların daha doğru tespit edilmesine katkı sunduğu ifade edildi. Gençlerin üniversiteler, belediyeler ve diğer yerel aktörlerle birlikte proje geliştirebilecekleri mekanizmaların artırılması da öne çıkan başlıklardan biri oldu.


Programın, gençlerin iklim değişikliğiyle ilgili ihtiyaç, beklenti ve önerilerini yerel yönetimlerle doğrudan paylaşmalarına alan açması, yerel iklim politikalarının geliştirilmesi ve uygulanmasında katılımcı yaklaşımların güçlendirilmesine katkı sundu.


Programla ilgili daha fazla bilgi ve resmi çıktıların yer aldığı program raporunu bağlantıdan inceleyebilirsiniz.



bottom of page